|
Ay 2 2006 Sayı : 3
Manhat Gazetesi Şubat ayı sayısı
Hey gidi günler Heyyy.
1-2 mayıstaki Manisa 2.Yamaçparşütü şenliğine grubumuzdan sayın Ali Ufuk Gündüz
ile birlikte katıldık. Organizasyon gerçekten güzeldi ,kendi kendime acaba
Ankara'da biz böyle bir şey yapabilir miydik diye düşündüm, bana imkansızmış
gibi geldi. Çünkü edindiğim izlenim , Ankara dışında bile Ankaralıların
birbirini görmezden gelme eğilimleri... Bu konuda daha çok yol alınması
gerektiği kanaatindeyim.
Şenlikte 1.gün ilk saatlerde yağmur yağınca bayağı moralim bozuldu ,
organizatörlerin ise benden beş kat fazla moralleri bozuktu. Neyse ki öğleden
sonra şartlar düzeldi ve uçuşlar başladı . Ben ilk defa 1000 m nin üzerine
çıkacaktım , şehir üzerinde uçuş ve yukarıdan sinek gibi görülen bir yere
inecektim, verilen brifing te benim gibi pilotların askeri bölge içindeki
helikopter alanına inmesinin daha uygun olacağı bu konuda askerler ile
görüşmenin yapıldığı ve bir sorun çıkmayacağı söylendi . Yukarıda bayağı
tereddüt geçirdim ,Manisalı Yusuflar yanıma gelmeye başladı ama ben kendileri
ile fazla muhatap olmadan kendimi aşağı salladım (with Eşhedü...) İrtifa ne
olursa olsun kanat aynı gidiyor bunu keşfettim :) Arada bir kanat sağ sol
sallıyor ben biraz geriliyorum , zaten harnes te biraz küçük, bir an önce
varsaydık kazasız belasız diyorum ama inadımdan da vazgeçmiyorum ben hedefe
ineceğim öyle helikopter alanı falan dinlemem , en büyük korkum da erken çöküp
hedefe varamazsam korkusu .
Fakat hedefe yaklaştığımda bakıyorum ki en az 200-300 m irtifadayım ,havada S
ler çiziyorum , Şehirler arası ana yolun üzerinde uçuyorum, sanayi sitesini
dolaşıyorum, irtifam hala iyi, iniş alanının kuzey doğu köşesinden kavakların ve
gerilim hattının üzerinden alana sol manevra ile giriş tekrar sağa dalış sonra
kanadı toparlama ve yere kazasız belasız konuş Oh bee... Kanadı toplamaya
başlayınca yerel TV, basın ve TRT ciler ağabeyinizle röportaj yapıyorlar bende
havalar 1500, beyanatlar veriyorum ( TRT int de bu salı veya olmazsa öbür salı
saat 23 te Mıknatıs adlı bir program varmış orada yayınlanacakmış, sarı kasklı
olan benim ) ne de olsa 1400 m den kalkış yapmış birisiyiz olacak o kadar :)...
Acaip havalara girdim . Organizasyondan Sayın Arif Bakkaloğlu hadi hocam dağa bir
daha gidiyoruz diyor ( Bu arada millet beni yaşlı başlı görünce olsa olsa bu
hocadır diyor ne bilsinler adam 43 yaşından sonra bu spora başlamış 50 uçuştan
fazlası yok onlarda ortalama 3 dakikalık düz uçuşlar ,
neyse durumu da fazla çaktırmıyorum ,burda ögrenmezsek orda öğrenmezsek nerde
oğreneceğiz...)Hadi gidelim diyorum 2.uçuşu da zirveden yapıyorum nasıl olsa
artık ineceğim yeri biliyorum artık kıdemliyim yusuflara kısaca xtirin başka
pilot mu yok onları korkutun diyorum ve benim gibi bir yamaççı , ellerini
frenlerden bırakıp , fotoğraf makinesinin deklanşörüne basarak Spil semalarından
Manisa görüntüleri alıyorum. Sen çekmedin diyebilirler sorununu da halletmek
için, her seferinde botlarımı de görüntü içerisine uzatmayı ihmal etmiyorum :) .
Eğer güzel çıkarlarsa birkaç tane fotoğraflar bölümüne ekleyeceğim. Artık olayın
zevkini çıkarmaya başlıyorum, aşağı cennet gibi yerleri seyredip yaşıyorsun be
diyorum kendi kendime , daha fazla tutunmak için şehir üzerini tercih ediyorum
ama ufak tefek vuruşlar dışında yükseltici bir akım yok , iniş yerinin üzerine
geliyorum sağ sol manevralar yine aynı yerden dalıyorum ama bu sefer bayağı
hızlı giriyorum , aklımca hız kazanıp frenlere haşırt diye
asılınca tam iniş noktasına ineceğim , frene bir asılıyorum yere konmuyorum
iniş noktasını geçiyorum alanın en son noktasına sertçe konuyorum önce gö..z
üstü sonra yana devrilme yaşanıyor tabii karizma gidiyor , basından da kimse
gelmiyor yanıma , zaten gelseler yüzümü kapatıp tanınmamaya çalışacağım :) Sadece
iki parmağımla V harfi yapıp Eylemlerim sürecektir diye bağıracağım...
Akşam, Manisada paraşütçü havalarında ağır adımlarla dolaşıyorum, benim işçim
,benim köylüm benim vatandaşım ile sohbetler ediyoruz yamaç paraşütü hakkında
bilgi veriyorum milleti heveslendiriyorum ( Yamaç parşütünde iddialı olamam ama
acaip propagandist olabilirim bu yeteneğimi keşfettim ) O akşam Manisa da Cüneyt
abi gibi hisediyorum kendimi. Tam bira içecek bir yer arıyorum ama sonra
diyorlarki bu gün kandil , her ihtimale karşı içmiyorum ne de olsa yukarıdaki
patronla ilişkileri bu günlerde iyi tutmak gerekiyor diye düşünüyorum, hatta bu
gün biraz daha yakındık yarın da yakınından geçeceğiz diyorum, böyle manevi bir
huzur içerisinde öğretmen okulunun yatakhanesine gidiyorum. Tam kafayı vurup
yatacağım, o da ne bir sürü gürültü yapan vatandaşım doluyor odaya , onlar da
orada kalacaklarmış beni yatıyor görünce birisi sessiz olun falan diyorlar ama
diğerleri bu mevzuyu hiç de kaale almıyorlar, sağlık olsun . Fazlaca kafamı
takmadan uyuyorum .Gecenin köründe herifler kalktılar takur
tukur bir sürü sesler neyse namaza hazırlandıklarını anlıyorum , tabii ki
saygıyla karşılıyorum ama o da ne ? herifin biri imamlık yapıyor veya yüksek
sesle kurandan sureler okuyor. Normalde oraya gelenlerin yamaç paraşütçüsü
olması gerektiği için kendi kendime dedim bu herifler benden de çok
korkuyorlarmış, ben sadece içmedim , bunlar hatim indirdi dedim :))
Pazar sabahı Ayetlerin etkisi ile Hüşu içerisinde toplanma yerine geldim
, kahvaltı malzemesini alıp ilk araç ile Spile hareket ettik , araçtakiler
Antalyalı yamaşütçülermiş hemen kaynaştılar (darısı Ankaralıların başına )
Espiri muhabbet gidiyoruz ben biraz tecrübesiz olduğumu söyledim , abi seni
aramızda uçuralım ve gözümüz üstünde olsun dediler , tabii müthiş bir jest benim
için ve moral. Antalyalı arkadaşlar 3.sıra gelince abi sen sadece harnesi kuşan
dediler kanadı açtılar , kontrolleri yaptılar , bağlandım ve kalkış... Önce
harnese oturma debelenmesi, ardından oturunca gevşeyen kısımların sıkıştırılması
bunu - ilk kez yapıyorum - sonra manzaranın seyredilmesi, daha yarım saat havada
vaktim var birşeyler yapıp öğrenmem lazım. Yarım saat havada kalmayı ben bir
daha nerden bulacağım , haa dedim ağırlık kaydırınca frene hiç dokunmasan bile
bu alet dönüyor dediler. Sağa bir yattım alet döndü bir de sola yattım allah
allah sola da döndü, hemen aklıma geldi demek ki fren
ipleri kopsa bile ben yine de istediğim yöne giderim... bunu da canlı
denedikten sonra hep kulak kapamak istemişimdir de Ankaradaki irtifam
yetmemiştir , şöyle bir sağ en dıştaki A kolonunun ipine bir de soldakine baktım
ellerimi götürdüm tam çekeğim ama çekemiyorum, neden ? yemiyor da ondan... şimdi
irtifa mirtifa kaybederiz , pompalayınca açılır filan diyorlardı ama ya
açılmazsa ... en iyisi sen bunu burada kendi başına deneme , bir eğitici olsun
seni izleyen telsizle o söylesin sen yap, sonra kendi başına yaparsın dedim . Bu
arada Spil dağı yabanileşmiş Yılkı Atlarının(Yaşlı ve işgöremez durumda olup doğaya kaderi ile başbaşa bırakılan atlar) yaşadığı bir milli park.
Atların üzerlerinden geçiyorum fotoğraf makinesini çıkarana kadar o enstantaneyi
kaçırıyorum ,olsun bir daha ki sefere...
Böyle zevkle manzara seyrede seyrede gidiyorum ormanın üzerinden ,
yemyeşil vadiler ağaçlar , sanki aniden düşsem o ağaçlar beni korurmuş gibi
geliyor , korkudan eser yok, eğer sigarayı bırakmamış olsaydım burada bir sigara
tellendirilirdi diyorum kendi kendime, sonrada hoop bu alet bezden diye
hatırlıyorum,sonra bira da mı olmaz acaba diyorum. Birdenbire yukarıdakine diğer
insanlara göre daha yakın olduğumu düşünüp vazgeçiyorum . . . Ne olur ne olmaz ,
canım çekti bi fırt ta ben çekiyim filan deyip beni yanına filan alır :) Böyle
büyük bir mutluluk içerisinde uçarken o da ne ! iniş bölgesine yaklaşmışım orman
bitiyor. Evlerin üzerine gelince hava birden kasisli olmaya başladı pat pat
birşeyler vuruyor hemen aleti daima tepede tutma prensibi hatırlanıyor kaslar
geriliyor teyakkuz durumu (means of teyakkuz :red allert ) niye oldu böyle
diyorum ,hemen geri orman üzerine dönüyorum , tekrar havada asfaltta gidiyormuş
gibi oluyorum , o evlerin üzerinde ne varsa anlıyamadım termik
mermik dedikleri bu mu ki aceba ? pek de iyi birşey değilmiş, beğenmedim.
Tekrar yer yapısının en düzgün olduğu bölgeden, evlerin en az olduğu güzergahtan
S ler çizerek inişe geçiyorum, bu arada beni izleyen Manisalı izleyici sayısı
epey artmış , benden önce kalkan arkadaşlar da daha bana göre çok yüksek demek
ki ; günün ilk inişini ben yapıyorum ve belki insanların bir kısmı ilk defa bu
kadar yakınlarına inecek bir yamaçparaşütü üstadı(!) görecekler .Dalış ve hemen
hemen iniş için işaretlenen beyaz noktanın 3-4 metre yanına iniş... Oh my god o
da ne... beni, benim halkım alkışlıyor. Ulu kök Tengrim (tanrım ,allahım,my god
...) duyuyorum, duyuyorum hem de kaskın içinden bir türlü rüzgarı duyamayan ben
,alkışları duyuyorum. Kanadı yere yıktıktan sonra ben de onlara el sallıyorum o
alkışa tepki vermeyen havalı pilotlardan farklı olduğum , halktan bir pilot
olduğum anlaşılınca bir alkış daha. Ne kadar mutluyum ,işte bu benim halkım .
Hep kandırılan ,sömürülen, kazıklanan , kötü
yönetilen, kötüye sahip çıkıp iyiyi ezmeye çalışan ,bilimsel bir gerçektense
metafiziğe daha çok inanmaya daha meyilli benim halkım beni alkışlıyor...
Gözyaşlarımı tutamıyacağım neredeyse... Zaten diyorlardı da ben inanmıyordum Bu
batı bölgesinin halkı daha medenidir daha akıllıdır diye de ben üç aşağı beş
yukarı hepsi aynı diyordum, meğerse değilmiş ,adamdan anlıyorlar ister inanın
ister inanmayın...
Kanadımı topladıktan sonra halkımın yanına çıktım , birebir muhabbetler
sormayın. İkiz çocukları olan bir çiftin meraklı bir sürü sorusu ve benim zevkle
cevaplandırmam, gerçekten mutluluk vericiydi, hele o ikizlerden sarı saçlı kız
olanı aynı benim minik kızım Aslı gibi renkli gözlü sarı saçlı, saçlarını
okşarken yavruma olan hasretimi giderdi sanki... İnsan 40 yaşından sonra
duygusallaşıyor arkadaşlar, ister inanın ister inanmayın , gençken Amerikan
Rambolarına 5 çekecek kadar katı, çevik ,yaman ve lüle lüle uzun saçlı (şimdi
üzerinize afiyet kelim de lüle lüleyi onun için yazdım ) bir adam birden bire
duygusallaşıyor, elde değil doğa görevini eksiksiz yapıyor. Neyse nostaljiye
fazla takılmayım , bu kadar popülarite yeter diye düşündüm , uçuşlarda ilk defa
bu kadar yükseklikten uçan birisi için mükemmel, bundan iyisi can sağlığı ...
Baktım hava ufak ufak ısıtıyor, daha önceki istihbaratlarımdan da hatırladığım
kadarı ile şehir üzerinde kuvvetli termik falan bilgisi var , işin
.okunu çıkarmadan şu Manisadan yüzümüzün akıyla ayrılalım dedim ve öyle
yaptım.
Manisada bizlere bu ortamı yaşatan Arif Bakkaloğlu ve MANHAT lı kardeşlerimize
ağabeylerimize ne kadar teşekkür etsem az... Başarılarının devamını diliyorum ,
o kadar insanı 100% memnun etmek kolay değil , mecbur da değiller ama mutlu
olmaları için ellerinden geleni yaptılar, ben çok mutlu ayrıldım... Gökten üç
elma düştü , Ah Kafam :)) ...
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Mithat Derinyol
Model uçak
Manisa da bazı arkadaşlarımız da model uçak la ilgilenmekte.Kendi yaptıkları birbirinden ilginç uçaklar la Pazar gününü onlarda bizimle birlikte geçirdi.Kah paramotor kah model uçak.
|
|
Bülbül take-off 400 m.
Manisa lı Havacılar Kara kışta Ocak ayının sonu çok sık yağmayan karın tadını çıkaran insanlar.
|
|
KARLARLA KAPLI BİR SPİL DAĞI ÇIKIŞI SPİLDEN UÇAMAMA VE BÜLBÜLDEN 2 DK UÇUŞ ZEVKİ..SABAH 08,00 BAŞLAYIP AKŞAM EVE GİRİŞİ 17,00 BULAN BİR GÜNÜN ÖZETİ..
HEYECANLA BU ÖDÜLLERİ BEKLEDİĞİNİZİ BİLİYORUM..NEYSE HEMEN ÖDÜLLERİ AÇIKLIYORUM..
29 OCAK 2006 ÖDÜLLERİ..
TOP PİLOT
1- BU HAFTA OLMADI
HAFTANIN EN İYİ PİLOTU: ASIM (İLK UÇAN)
HAFTANIN İRTİFASI: NE İRTİFASI MEZARLIĞA ZOR VARDIK..
HAFTANIN EN GÜZEL KALKISI: MAHMUT ABİ KOŞMADAN NASIL YAPIYORSA
HAFTANIN TOP LANDİG: ONUR
HAFTANIN PATLAĞI: ÜMİT
HAFTANIN FOREVER PATLAĞI: SÜLEYMAN HOCA EFENDİ
HAFTANIN MUTSUZLUGU: DAĞDA AÇ KALMAMIZ
HAFTANIN EN KÖTÜ KALKIŞI: ÜMİT
HAFTANIN ŞÖFÖRÜ: CEVDET ABİ
HAFTANIN EN GUZELİ: EN SONUNDA BÜLBÜLDEN UÇMAMIZ
HAFTANIN TEPESİ: BÜLBÜL
HAFTANIN KALKIŞ KOŞUSU KOŞUSU: KARDA KOŞAN TÜM PİLOTLAR
HAFTANIN YEMEĞİ: MANGALDA SUCUK( YEMESEKTE...)
HAFTANIN ÜZÜNTÜSÜ: SPİLE KADAR ÇIKIP UÇAMAMAK
AMACIMIZ NESE OLSUN..
HERKESE SEVGİ VE SAYGILARIMLA..
TERMİĞİNİZ BOL, RÜZGARINIZ STABİL,İNİŞİNİZ RAHAT OLSUN
afşin
Bir Japon Gözüyle Türkler
Bizim trafik sorununu Japonlar bile çözememiş Ne diyelim adam tamamen haklı. .
"Bir Japon, İstanbul'da geçirdiği bir haftanın sonunda fikri sorulduğunda şunları söylüyor:
Türkler'in evine gittiğinizde, tanımasalar da buyur ediyorlar. Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor. En iyi yere sizi oturtuyorlar. Siz yemeğe başlamadan kimse başlamıyor. Zorla her yemekten tattırıyorlar. Siz kalkmadan kimse, evin çocuğu bile sofradan kalkmıyor.
Çay, kahve, meyve, ikram bitmiyor. Herkes sizi rahat ettirmek için uğraşıyor. Kumandayı elinize veriyorlar. Sırtınıza, altınıza yastık konuyor.
Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmıyor. Gitmeye yeltendiğinizde bu kez bırakmıyorlar. Yataklarını veriyorlar, kendileri kanepede, koltukta yatıyor.
Sonra evden çıkıyorsunuz aynı adamlar 180 derece değişiveriyor. Herkes arabasını üstünüze sürüyor. Arabanın burnunu çıkarmazsanız kimse yol vermiyor. Kornalar, küfürler. Şerit değiştirmek bile mümkün değil. Yayaysanız ışık olmayan bir geçitten mümkünü yok geçemezsiniz.
Evde öyle, arabada böyle, nasıl oluyor? Bu işi çözemedim."<
|
|
|
Manhat Bölündü
"İşte bölücülerin bir kısmı". Pazar günü bir kısım uçarlar Paramotor yaparken Diğer bir kısmı Bülbül deydi.Sessiz gürültüsüz uçtular.
Muğla'nın Milas İlçesi'ne bağlı Ören Beldesi'ndeki Kocadağ'ı, yamaç paraşütü merkezi haline getirmek isteyen Muhtar Mehmet Atıcı, 150 bin YTL'lik yatırım yaptı. Gözünü göklere diken Alatepe Köyü Muhtarı Atıcı, yılın 12 ayı atlayış yapılabilecek konumdaki dağa turist çekmek için yamaç paraşütü, havacılık okulu ve seyahat acenteleriyle temasa geçti.
Yamaç paraşütünün Alatepe Köyü sınırlarında, 740 metre rakımlı Kocadağ'da yaygınlaştırılması ve doğal güzelliklerle dolu bölgenin turizmde cazibe merkezi haline gelmesi için çalışma başlatan Köy Muhtarı Mehmet Atıcı, 150 bin YTL harcamayla Kocadağ'a Paraşüt Kulesi ve sosyal tesis kurdu. Muğla Valiliği, Milas Kaymakamlığı ve Ören Belediyesi'nin desteğiyle paraşüt kulesinin yolunun da asfaltlanmasını sağlayan Muhtar Atıcı Türkiye'deki paraşüt ve havacılık okullarıyla temasa geçti. Uluslararası turizm fuarlarında Gökova'nın kalbindeki Ören'de yapılacak yamaç paraşütü tesislerini tanıtan ve seyahat acenteleriyle işbirliğine giden Atıcı, Manisa Havacılık Topluluğu ile de anlaşma yaptı. Dernek Başkanı Arif Bakkaloğlu ile birlikte 18 sporcu, yılbaşı ve bayram tatilinden yararlanarak Ören'e geldi, 10 günlük atlayışlar yaptı, Gökova'yı kuşbakışı izleme olanağı buldu.
"TEHLİKESİ EN AZ SPOR"
Başkan Bakkaloğlu, Ören'in Türkiye'de ve Avrupa'da yılın 12 ayı yamaç paraşütü yapılabilecek ender bölgelerden biri olduğunu söyledi. Bakkaloğlu şöyle dedi:
"Burası henüz keşfedilmemiş ve tanıtılmamış. Kocadağ'ın en önemli özelliği, dağın yüzeyindeki sıcak hava akımı. Türbülans nedeniyle yamaçtan paraşütle atlayan kişi, yere inmek yerine en az bin metre yükselebiliyor. Ören'deki yamaç paraşütü tesislerinin tanıtılması, burada eğitim verilmesi için biz de destek vereceğiz. Zaman zaman kazalar yaşansa da, aslında eğitimli ve uzman kişiler tarafından yaptırılır ve yapılırsa tehlikesi en az olan sporların başında geliyor. Bu nedenle gerek bölgenin gerekse de yamaç paraşütü sporunun doğru ve yeterince tanıtılmaya ihtiyacı var. Dünyanın milyonlarca dolar para kazandığı yamaç paraşütü sporunu biz daha yeni tanıyoruz. Dünya, paraşüt olimpiyatları düzenlerken biz elimizdeki güzellikleri ve olanakları kullanamadığımız için yılda bin kişiyi bile uçurmakta güçlük çekiyoruz."
ÜCRETSİZ PARAŞÜT EĞİTİMİ
Turizm sezonunun başından itibaren iki pilot ve üç paraşütle Ören'de ücretsiz uçuş ve paraşüt eğitimi vereceklerini belirten Alatepe Köyü Muhtarı Mehmet Atıcı da şunları söyledi:.
"Yamaç paraşütü tesislerimiz hem eğitim, hem uçuş, hem de piknik yapılabilecek ender mesire alanlarından biri. Kafeteryası, tuvaleti, çocuk parkları olan tesiste yamaç paraşütü yaptırırken, Alatepe Halı ve Kültür Festivali de düzenleyeceğiz. Amacımız bu sporu sevdirerek bölgemizin turizm potansiyeline katkıda bulunmak. Yılda 400'e yakın atlayış yapılabiliyor. Bu yıldan itibaren uluslararası fuarlar ve yabancı tur operatörleri ile yaptığımız görüşmelerde bölgeye turist getirmeyi planlıyoruz. Bölgede bir yılda on bin atlayışın üzerine çıkmayı hedefledik. Bu sporu sevdirmek amacıyla hem eğitim, hem ücretsiz atlayış yaptıracağız, paraşütle atlayanlara otellerde indirimli konaklama olanağı sunacağız. Ören Türk ve Avrupalı paraşütçülerin hem tatil hem de spor merkezi olacak."
"SEZON HİÇ KAPANMAYACAK"
Geçen yıl Almanya, Hollanda ve Belçika'dan yamaç paraşütü için gelen turistlerin memnun ayrıldıklarını ve bu yıl yeniden rezervasyon yaptırdıklarını belirten CHP'li Belediye Başkanı Kazım Turan da, kaza riskinin az olması, hava şartlarının uygunluğu ve dağın yüksekliği nedeniyle bölgenin tercih edildiğini, doğa sporlarının merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Turan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ören denizi, güneş, doğal ve kültürel değerleriyle bir cennet. Burada doğa yürüyüşleri, safari ve yamaç paraşütü yapılabilir. Bu özelliklerini de tanıtıyoruz. Almanya'nın Auburg Kenti'nde düzenlenen Uluslararası Doğa Sporları Fuarı'na (İNDUGA 97) katılarak standımızı açıp yöremizi tanıttık. Alternatif turizm olanaklarının bol olduğu bölgemize kaliteli turist getirmek amacıyla tüm olanaklarımızı seferber ettik. Bundan böyle turizm sezonu açma sıkıntımız asla olmayacak, çünkü sezon hiç kapanmayacak. Ören kısa zamanda Avrupa'nın tercih edilen gözde doğa, kültür, paraşüt ve deniz sporları merkezi olacak."
ULAŞIM KOLAY
Kocadağ'da yamaç paraşütü yapabilmek için özel otomobilleriyle gidenler Milas'tan sonra 45 kilometre yol katederek beldeye ulaşıyor, daha sonra 12 kilometrelik ormanlık arazide, yolu asfalt ve düz olan güzergahta gittikten sonra önce Alatepe Köyü'ne, ardından Kocadağ'daki yamaç paraşütü tesislerine gelebiliyor. Otobüslerle gitmek isteyenler Milas'tan minibüslerle Ören'e ulaşabiliyor. Ören beldesi Marmaris'e 55 kilometre, Bodrum'a 48, Dalaman Havalimanı'na 85, Milas- Bodrum Havalimanı'na ise 40 kilometre, İzmir'e 250 kilometre uzaklıkta. Yamaç paraşütü ve beldedeki etkinliklerle ilgili olarak bilgi almak isteyenler Ören Belediyesi'nin 0 252 532 26 47-48-49 ve Alatepe Köyü Muhtarlığı'nın 0 252 529 11 11 numaralı telefonlarını arayabilir.
24.01.2006 11:18:00
Haber: DHA
Doğan Haber Ajansı
Boş yok.
Bir hafta kapalı mekanda hafta sonunun gelmesini bekliyen uçarlar Pazar günü olduğunda yayından kurtulmuş ok gibi kendini dışarıya atıyor.Dağ kapalıymış,yollar geçit vermiyormuş.Önemli değil.Bir yolunu bulup uçmaya uçamayanlar da seyretmeye fırsat buluyor.
Bu hafta ilk kez Asım paramator yaptı.
Manisa da paramotorlarda çoğalıyor.2 adet olan paramotor sayısı yeni siparişlerle 4 e çıkacak.Ondan sonra ver elini uzaklar.4 koldan Bu pazar Balıkesir haftaya başka bir yer.
2 Şubat perşembe akşamı Uçarlarla yemekteydik.İzmir 9 eylül ve Ege Üniversitesin den arkadaşlarımızda bize iştirak etti.
Yaklaşık 20 kişiydik.
Karlı bir pazar günü
Sevgili arkadaşlar tekrar merhaba.Manisa da kara kışta olsa Manisa lı uçarlar fırsat buldukça Spil in yolunu tutuyor.Gezen kurt aç kalmaz misali Hafta içi boş olan arkadaşlar güzel uçuşlar çıkarıyor.Cumartesi işi olmayanlar yine Karlık tan karların içersinden uçarak günün tadını çıkardılar.Pazar gününe bağlı olanlarada muhabbetini dinlemek kaldı.
Yaklaşık 50 santim karın üzerinde saatlerce yelken yapan arkadaşlara imrenmemek elde değildi.
Pazar günü de Bülbül tepeden cerez mesabesinde uçuşlar oldu.
Karlık 1400 metre yüksekliğiyle usta uçmanlara tat veriyor.Bir zamanlar 400 metrelik bülbül tepesinden şiddetle uçmak istiyenleri şimdi bu tepe kesmiyor.
Manisa nın husisi yapısı Manisa ya uçmak için gelenleri boş çıkarmamakta mutlaka uçmak için bir zaman bırakmakta.
23-24-25 Haziran Manhat Şenliği
23 24 25 Haziran Manisa Havacılık Topluluğunun bu yıl 4. sünü gerçekleştirmeyi düşündüğü uluslararası Havacılık Şenliklerinin tarihleri.
Bu yıl geçen yıllardan farklı olarak Yurt dışından ve yurt içinden gelen misafirlerimizi Manisa içinde kamuya ait misafirhanelerde konaklatmak yerine take off a yakın doğa ile içice Spil dağı milli parkındaki taş ve Bongolok tipi evlerde 1400 metre rakımlı Atalanı mevkiinde konaklatmayı düşündük.Yaptığımız görüşmeler olumlu oldu ve 28 evi o günlerde bize tahsis ettirdik.
Bu yıl 4. sünü gerçekleştireceğimiz Şenliklerde Tüm uçmanların bir arada olması Sporcuların yeni arkadaşlıklar edinmeleri,daha önce tanışanların hasret gidermeleri açısından katkı sağlayacağı aşikardır.
Sporun amacı yeni dostlukların oluşması değilmi?
Bahse konu evler Bize tahsis edildi.Fakat üçretlendirme yönünden Ankara ya genel müdürlüğe sorulması gerekiyor.İlgili müracaatları yaptık.Umarız ki hiç bir üçret vermeden anılan tarihlerde bizim kullanımımızda olacak.Eğer bu gerçekleşmezse çok çüz-i rakamlarla kişi başı 5-6 ytl gibi bir rakamla konaklanabilecek.Bu rakamlarda hiç de fazla olmasa gerek.Ayrı yetten çadır da konaklama için böyle bir para söz konusu değil.
Bu yıl dağılmadan tüm uçmanların birlikte olmaları şenliklerin üç gün olması şenliklerin daha renkli ve hatırda kalır olmasını sağlıyacağını umarız.
Süpriz konuk
Bayram tatilini fırsat bilip gerçekleştirdiğimiz.İki günlük gezimizin süpriz konuğu Sevgili Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğandı.Bayramın birinci günü Japon başbakanını ağırladıktan sonra Eşinin memleketine oradan da rize ye geçen başbakanımız Eski dende tanıdığı Arif Bakkaloğlu ağabeyinin ricasını kırmayarak bir günlüğüne de olsa bizimle Ören e geldi.Korumaları ve basını atlatan başbakanımız günü birlik de olsa bizimle doyasıya bir gün geçirdi. Eskiden beri yamaçparaşütü nü bildiğini fakat içra etmek için fırsat bulamadığını anlatan başbakanımız Pazar günü 3 uçuş gercekleştirdi.Biz Allah rahmet eylesin Recep le çok uçuşlara katılırdık.Erzincan senin Kayseri benim çok gezdik dedi."Y.P.nün Türkiyede hak ettiği yerde olmadığını.Y.P.lerin üvey evlat muamelesi gördüğünü "söyliyen ,"Basının bir kaza veya benzeri bir durumda Y.P.den bahsettiğini dolayısıyla halk arasında havacılık adına korku saldığını" söyliyen başbakanımız "halkı da havacılıktan soğutuyorlar" dedi.Atatürk istikbal göklerdedir diyerek halkımıza havacılı sevin derken.Basın korkutarak Atatürkün bu sözüne adeta muhalif olmaktadır.Bizler köylüden sonra Y.P. lerininde halkın efendisi olmalarını sağlıyacağız. Gerçek Atatürkçülüğün ne olduğunu da böylelikle göstermiş olacağız".dedi."Daha sonra Fedarasyon çalışmalarının ağır gittiğini gidince emir vererek bu çalışmaların hızlandırılacağını" da söyleyen başbakanımız "arada beni çağırın beraber uçarız" dedi."23-24-25 Haziranda gerçekleştirilecek Havacılık şenliğinede katılacağını söyleyen Recep tayyip Erdoğan Çok güzel bir gün geçirdim.MANHAT ekibine teşekkür ederim dedi.
|
|